2009 yılında ‘Demokratik Açılım’ diye başlayan, daha sonra ‘Milli Birlik ve Beraberlik Projesi’ olarak adı değiştirilen Kürt sorununa çözüm arayışında Hükümet tarafından oldukça önemli adımlar atıldı.

Bu süreçte atılan ilk adımlardan biri, TRT ŞEŞ’in kurulması oldu. Kürtçe yayın yapan kanal, 2 Ocak 2009’da yayın hayatına başladı. Ayrıca Kürtçe özel televizyon, radyo ve gazete yayınları yasal hale getirildi. Beşir Atalay’ın koordine ettiği projede, özellikle cezaevlerinde Kürtçe konuşmanın serbest hale getirilmesi dikkat çekti.

Çözüm süreci kapsamında atılan ilk büyük adım ise, PKK’nın Irak’taki kamplarından 34 kişinin Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye gelmesi oldu. Ancak bu olay, provokatif kutlamalar nedeniyle tepkiyle karşılandı. Böylece çözüm süreci sekteye uğramış oldu.

habur-karsilama

Hükümet yine de çözüm arayışlarına devam etti. Bu kez devletin istihbarat birimi, KCK yöneticileri ile kamuoyuna yansımayan görüşmeler gerçekleştirdi. Bir yandan da  Hükümet Kürt vatandaşlara yönelik çeşitli adımlar atmaya devam etti. Bu adımlardan öne çıkanlar seçimlerde Kürtçe siyasi propagandada yapılabilmesine olanak sağlanması, ilk kez bir eserin devlet tarafından Kürtçe yayınlanması ile HDP’yi yakından ilgilendiren siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması oldu. Ancak bu girişimlerin de sekteye uğraması uzun sürmedi.

14 Temmuz 2011 günü kaçırılan kamu görevlilerini aramak için operasyona çıkan askerler Diyarbakır Silvan’da saldırıya uğradı. 13 asker şehit oldu. Bu, ikinci çözüm arayışının da sonunu getirdi.

silvan-sehitleri

2011 Eylül ayında ise istihbarat yetkilileri ile KCK yetkilileri arasında, üçüncü bir ülkenin gözlemciliğinde yaptığı görüşmelere ilişkin 47 dakikalık bir ses kaydı internete düştü. Ses kaydını ilk kez haber yapan ise PKK’ya yakın Dicle Haber Ajansı (DİHA) oldu.

Hükümet üçüncü girişimini bu defa çok farklı bir yöntemle 2012 yılının sonu, 2013 yılının başında başlattı. Bu yeni süreç başlamadan önce atılan bir adım da HDP açısından anlamlıydı. Hükümet, uzun süre boyunca anadilde eğitim talebinde bulunan HDP’lilere, Kürtçe’yi ortaokullarda seçmeli ders yaparak yanıt verdi.

Bu süreçte Başbakan Erdoğan’dan tarihi bir açıklama geldi. Çözüm süreciyle ilgili olarak 26 Şubat 2013 tarihinde partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Gerekirse baldıran zehri içerim, yeter ki ülkeye huzur gelsin” dedi.

huzur-gelsin

Üçüncü adım, önceki adımlara göre birçok açıdan farklıydı. 1999 yılında yakalanıp Türkiye’ye getirilen ve -zaman zaman kesintiye uğrasa da- sadece avukatları ve ailesiyle görüşmesine izin verilen Abdullah Öcalan, BDP-HDP heyetleri ile düzenli olarak görüşmeye başladı. Çeşitli devlet kurumları ve istihbarat yetkilileri de Öcalan ile düzenli görüşüyordu. Ve bu süreç ilk somut meyvesini Nevruz’da, 21 Mart 2013’te verdi.

Öcalan PKK’ya “Tüm silahlı unsurlarını Türkiye dışına çıkarma çağrısı”nda bulundu. Bu çağrının ardından PKK da ateşkes kararı aldı. “Çözüm süreci” olarak anılan bu üçüncü süreçte de dizi kriz yaşandı. Özellikle 2013 başında Paris’te üç PKK’lı kadının öldürülmesi, birkaç ay sonra Gezi olaylarının meydana gelmesi üzerine PKK’nın geri çekilmeyi durdurduğunu açıklaması ve 17 Aralık’ta gerçekleşen darbe girişimi dolayısıyla yaşanan kriz süreci etkileyen dönüm noktalarıydı.

Süreci olumsuz etkileyen en büyük kriz ise IŞİD’in Kobani’ye girişi ile birlikte Türkiye’de yaşananlar oldu. Kobani’den kaçan kadınlar ve çocuklar sınırın hemen öbür tarafındaki Şanlıurfa Suruç’a sığındı. HDP cephesi hükümetin Kobani’ye yardım için daha aktif bir politika izlemesi gerektiğini belirtti ve eylem çağrısı yaptı. Bu çağrı üzerine 6-8 Ekim tarihlerinde düzenlenen gösterilerde ve ortaya çıkan şiddet olaylarında  41 kişi hayatını kaybetti.

ekim-olaylari

Yüksekova’da çarşı iznine çıkan iki asker arkadan vuruldu, Bingöl’de Emniyet Müdürü’ne saldırı düzenlendi. Kobani eylemleri sürecin bu tarihe kadar yaşadığı en büyük kırılma noktası oldu. Hükümet “kamu güvenliği” sağlanmadıkça görüşmelerin yapılmayacağını duyurdu.

2015 yılına gelindiğinde, Türkiye yeni bir seçim sürecine girdi. 7 Haziran seçimlerine HDP bağımsız adaylar yerine parti olarak katılmayı kararlaştırdı. HDP’nin barajı geçememesi durumunda parlamento dışı kalacaktı. Bu da HDP’nin seçimlerdeki motivasyonunu farklı yönde etkiledi. AK Parti muhaliflerinin oylarına talip olan HDP, Hükümet’e ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik agresif bir dil kullanmaya başladı. Çözüm sürecine rağmen HDP’nin provokatif bir politika izlemesi ve yalnızca 7 Haziran odaklı bir siyaset benimsemesi, AK Parti – HDP ilişkilerini oldukça gerdi. HDP bilhassa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alırken, Erdoğan da Dolmabahçe mutabakatına ilişkin olumsuz düşüncelerine dile getirdi.

7 Haziran seçimlerinde AK Parti’nin tek başına iktidar olmaması PKK açısından bir fırsat olarak görüldü. Seçimlerin üzerinden henüz bir ay geçmemişti ki, KCK 11 Temmuz’da barajları gerekçe göstererek PKK’nın ateşkesi bitirdiğini açıkladı. 14 Temmuz’da KCK Eşbaşkanı Bese Hozat, Özgür Gündem gazetesine “Yeni Süreç Devrimci Halk Savaşıdır” başlıklı bir yazı yazdı. 20 Temmuz’da ise KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık halkı silahlanmaya ve tünel ve siper hazırlamaya çağırdı. KCK’lıların art arda yaptığı açıklamalar 22 Temmuz’da bir infaza dönüştü. Şanlıurfa’da iki polis evde uyuduğu esnada öldürüldü. PKK iki polisi öldürdüğünü açıklarken, bu olay çözüm sürecini bitiren hamle oldu. Hükümetin kurulmasına yönelik çalışmalara odaklanan Türkiye’nin gündemi bir anda değişti.

sehit-polisler

Çözüm sürecinin bitmesiyle birlikte tekrar yoğun çatışma ortamı başladı. Türkiye üç yıl sonra ilk kez PKK kamplarını bombalarken, PKK da Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da asker ve polislere yönelik saldırılar gerçekleştirdi. PKK, Türkiye’nin hükümetsiz kalmasından yararlanmak suretiyle netice almayı planlıyordu. Türkiye ise 7 Haziran seçim sonuçlarının yarattığı boşluktan terör örgütünün yararlanabileceği en ufak bir netice olmasını istemiyordu.

Bu yoğun çatışma ortamında PKK’nın Şırnak’a bağlı Silopi ve Cizre ilçelerinde hendek kazması, Türkiye açısından tahammül edilemez bir durumdu. PKK’nın hendek kazmasıyla birlikte, HDP’li yöneticilerin de buna bağlı olarak özyönetim ilan etmesi ile çatışmalar zirve noktasına ulaştı. Güvenlik güçleri hendek kazılan bölgelere art arda operasyonlar gerçekleştirdi.

hendek-teroristler

2009’dan bu yana atılan adımlara karşılık PKK ve HDP’nin geldiği nokta üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan çözüm sürecini devam ettirmenin mümkün olmadığını açıkladı. Böylece 2009 yılında ‘Demokratik Açılım’ ismiyle başlayan çözüm süreci sona ermiş oldu.

Hükümetin Çözüm Sürecinde Attığı Adımlar

PKK’nın Barışı Sabote Eden Saldırıları

  1. 2010
    24 Ocak 2010
    Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde AK Parti ilçe binasına molotof kokteyli saldırı düzenlendi
  2. 1 Mayıs 2010
    PKK'nın Tunceli'de karakol saldırısı sonucunda 4 asker hayatını kaybetti ve 7 asker yaralandı.
  3. 2011
    13 Eylül 2011
    MİT ile KCK’lılar arasında Oslo’da yapılan görüşmelere ait bir ses kaydı internette yayınlandı. Haberi ilk kez PKK’ya bağlı Dicle Haber Ajansı duyurdu.
  4. 19 Ekim 2011
    PKK'nın Hakkari ilinin Çukurca ilçesinde polis ve jandarma binalarıyla güvenlik noktalarına ağır silahlarla ateş açmaları sonucunda 24 asker hayatını kaybetti.
  5. 2012
    20 Ağustos 2012
    PKK'nın Gaziantep'te düzenlediği saldırıda 10 kişi öldü, 9'u ağır 66 kişi yaralandı.
  6. 2 Eylül 2012
    PKK'nın Beytüşşebap ilçe merkezinde bulunan askeri birliğe yaptığı saldırı sonucunda 10 askerin öldürüldüğü, 7 askerin yaralandığı ve 20 PKK'lının da öldüğü açıklandı.
  7. 8 Eylül 2012
    TSK Hakkari-Yüksekova-Şemdinli üçgeninde bulunan PKK'lıları etkisiz hale getirmek için operasyon başlattı. Çatışmalarda 26 PKK'lı ve 2 asker hayatını kaybetti.
  8. 2014
    9 Haziran 2014
    PKK’lılar 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın girişindeki Türk Bayrağını indirdi.
  9. 25 Ekim 2014
    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK'nın saldırısına uğrayan 3 asker hayatını kaybetti.
  10. 2015
    11 Nisan 2015
    Ağrı'da PKK ile askerler arasında çatışma çıktı. 4 asker yaralandı
  11. 3 Temmuz 2015
    Murat Karayılan “Türkiye Rojava’ya müdahale ederse biz de Türkiye’ye müdahale ederiz” açıklamasını yaptı.
  12. 11 Temmuz 2015
    KCK barajları gerekçe göstererek ateşkesi bitirdiğini açıkladı.
  13. 14 Temmuz 2015
    KCK Eşbaşkanı Bese Hozat, Özgür Gündem gazetesine “Yeni Süreç: Devrimci Halk Savaşıdır" başlıklı bir yazı yazdı. Hozat “devrimci halk savaşı ve serhıldan” çağrısı yaptı.
  14. 22 Temmuz 2015
    Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde görevli polis memurları Feyyaz Yumuşak ve Okan Acar sabaha karşı yataklarında uyurken infaz edildi.

HDP’nin Barış Karşıtı Politikaları

  1. 2014
    8 Temmuz 2014
    HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, barışın sağlanması için Öcalan dahil siyasi mahkumların bırakılmasını öne sürdü. Terörist liderinin serbest kalmasını barış için ön koşul olarak dayattı.
  2. 7 Ekim 2014
    HDP, IŞİD tarafından kuşatılan Suriye'deki Kürt kenti Kobanê için "Kobani'nin düşmesi durumunda çözüm süreceğinin biteceğini" belirtti. Hükümeti çözüm sürecini bitirmekle tehdit ederken, Türkiye’nin dış politika anlayışına bir dayatma yapma gayretine girdi.
  3. 8-9-10 Ekim 2014
    Yurt genelinde IŞİD ve Kobani protestoları sonucunda toplam 34 kişi hayatını kaybetti. Bingöl İl Emniyet Müdürü'ne yönelik silahlı saldırıda, Emniyet Müdür Yardımcısı ve bir başkomiser hayatını kaybetti.
  4. 2015
    17 Mart 2015
    Seçime parti olarak girme kararı veren HDP lideri Demirtaş partisinin Meclis grup toplantısında kürsüye çıkıp üç cümlelik bir konuşma yaptı: Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız.
  5. 8 Haziran 2015
    Selahattin Demirtaş Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik “Asmayacağız, yargılanacaksın” tehdidinde bulundu.
  6. 8 Haziran 2015
    HDP Milletvekili Burcu Çelik Özkan köy korucuları için “Bu memleketten defolup gideceksiniz” dedi.
  7. 25 Haziran 2015
    HDP’li Ferhat Encü: “Türkiye teröre destek veren ülkeler listesine eklenmeli” dedi.
  8. 9 Temmuz 2015
    HDP’li Ferhat Encü askere “Siz lekelisiniz, defolun gidin” diye hakaret etti.
  9. 20 Temmuz 2015
    Figen Yüksekdağ “Sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye, PYD’ye yaslıyoruz” dedi.
  10. 21 Temmuz 2015
    Demirtaş iç savaş çağrısında bulunarak, “Halkımız kendi güvenlik tedbirlerini alsın” dedi.
  11. 25 Temmuz 2015
    HDP’li Faysal Sarıyıldız aracıyla terör örgütüne silah taşırken yakalandı.
  12. 27 Temmuz 2015
    HDP Milletvekili Abdullah Zeydan “PKK sizi tükürüğüyle boğar” şeklinde tehdit dolu bir açıklama yaptı.

ÇÖZÜM SÜRECİ SONRASI HDP VE PKK’NIN POZİSYONU

7 Haziran seçimlerinin ardından yaşanan hükümet boşluğunu fırsata çevirmek isteyen PKK, güvenlik güçlerine yönelik art arda saldırılar gerçekleştirdi. Türkiye’nin oldukça hassas olduğu bir döneminde yapılan terör saldırıları çözüm sürecine en büyük darbelerden biri olurken, HDP’nin de bu saldırılara karşı çıkmak bir yana, saldırıları meşrulaştırmaya ve olumlamaya yönelik söylem ve eylemlerin içinde yer aldığı görüldü.

7 Haziran 2015’te yapılan seçim sonuçlarına göre HDP aldığı yaklaşık %13 oy ile 80 milletvekili çıkarmıştı. BDP/HDP siyasi anlayışı, bir seçimde aldığı en yüksek oyu alırken, parlamentoda da azımsanmayacak sayıda koltuk elde etmişti. Ayrıca çözüm süreci dolayısıyla, 7 Haziran itibariyle, güvenlik güçleri ile PKK arasında bir çatışma durumu da söz konusu değildi. Böyle bir ortamda PKK ile onun siyasi uzantısı HDP’nin tercihleri önemliydi.

İlk olarak HDP, seçimlerin hemen ardından yaptığı açıklamada AK Parti ile asla koalisyon kurmayacağını ilan etti. PKK da bu süreçte HDP’nin koalisyon hükümetinde yer almaması gerektiğine yönelik beyanlarda bulundu. Yani PKK’nın iradesinin HDP üzerinde olduğu kamuoyuna açıkça gösteriliyordu.

karayilan

Bu ve buna benzer açıklamaları tekrarlayan HDP, bir süre sonra PKK’nın da strateji değiştirmesiyle, AK Parti dahil, tüm koalisyon hükümetlerinde yer alabileceğini duyurdu. HDP’nin terör örgütü tarafından belirlenen ve Türkiye’yi zora sokmaya yönelik olan ikircikli tavrı, kamuoyunda HDP’ye yönelik zaten var olan güvensizliğin iyice artmasına sebep oldu. AK Parti’nin tek başına iktidar olamamasını fırsat olarak gören PKK’nın Türkiye lehine hareket etmesi beklenemezdi ve öyle de oldu. PKK bir yandan siyasi uzantısı HDP üzerinden Türkiye siyasetini etkilemeye yönelik hamlelere girişirken, diğer yandan Şanlıurfa’da evinde uyuyan iki polisi öldürmek suretiyle terör eylemlerini tekrardan başlattı.

Bu noktaya gelinmesinde PKK’nın olduğu kadar HDP’nin de sorumluluğu vardı. Özellikle HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın  yaptığı açıklamaların kamuoyunu germeye yönelik olduğu görüldü. Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Seni asmayacağız, yargılayacağız” şeklinde konuşması, “Halkımız güvenlik tedbirlerini alsın” diyerek iç savaş çağrısında bulunması, Figen Yüksekdağ’ın “Sırtımızı PYD’ye yasladık” şeklindeki açıklaması Türkiye’nin barış ortamından uzaklaşması sürecini hızlandırdı. Demirtaş ve Yüksekdağ dışındaki HDP milletvekilleri ile yöneticileri de, benzer şekilde provokatif açıklamalarıyla gündeme oturdu. HDP milletvekillerinden Ferhat Encü askere yönelik “Siz lekelisiniz, defolun buradan” diye hakaret ederken, Abdullah Zeydan ise “PKK sizi tükürüğüyle boğar” tehdidinde bulundu. Cizre Belediye Başkanı Leyla İmret “Cizre’de Türkiye’ye karşı iç savaş yürütüyoruz” dedi. Figen Yüksekdağ, “PKK bir özgürlük hareketidir” diyerek terör örgütünü meşrulaştırmaya gayret etti.

Siyasi ortamda gerginlik had safhadaydı. Bununla beraber, terör örgütü ile tekrar yoğun çatışma ortamı da başlamıştı. PKK tarafından güvenlik güçlerine art arda saldırılar gerçekleştirildi. Buna karşılık, Türkiye de uzun zaman sonra ilk kez PKK kamplarını havadan bombaladı. PKK’nın Şırnak’a bağlı Silopi ve Cizre ilçelerinde hendek kazması, Türkiye açısından tahammül edilemez bir durumdu.

hendek-teroristler-2

PKK’nın hendek kazmasıyla birlikte, HDP’li yöneticilerin de buna bağlı olarak öz yönetim ilan etmesi ile çatışmalar zirve noktasına ulaştı. Önce PKK’ya yakın DBP’li belediye başkanları sözde öz yönetim ilan ederken, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak’ın “Ben de Diyarbakır’da öz yönetim ilan ederim” şeklinde açıklama yaparak PKK’ya destek oldu. Demirtaş’ın 2015 Ağustos’un son günlerinde “Kürtler özerklik istemesin de, ne yapsın” demesi, bu açıklamaya Figen Yüksekdağ’ın “Öz yönetim mücadelesini hep birlikte göstereceğiz” sözleriyle destek olması halkı ayaklanmaya çağırması olarak yorumlandı. PKK’lı teröristler çeşitli mahallelerde hendekler kazıyor, HDP’liler ise sözde öz yönetim ilanında bulunuyordu.

hdp-ozyonetim

Böyle bir tabloya Türkiye’nin müsaade etmesi beklenemezdi ve öyle de oldu. Güvenlik güçleri hendek kazılan bölgelere art arda operasyonlar gerçekleştirdi. Ancak güvenlik güçleri ile PKK’lılar arasındaki çatışmalarda HDP milletvekilleri ve yerel yöneticileri de terör örgütü lehine hareket ediyordu. Bu süreçte, bazı HDP milletvekillerin araçlarında silah taşıdığı, bazı HDP’li belediye yetkililerinin iş makinalarıyla yollara bombalı tuzak kurduğu görüldü. HDP’li isimler teröristlere destek olurken, 6-8 Eylül 2015 tarihlerinde, Türkiye’de son yılların en büyük katliamları art arda yapıldı. Terör örgütü PKK’nın saldırıları sonucu Hakkari ve Iğdır’da üç günde 30 asker şehit oldu. Üç gün gibi kısa bir sürede bu kadar çok askeri kaybetmek Türkiye için oldukça tramvatik bir durumdu. Üstelik HDP’lilerin bu katliamlarda rol aldığını görmek, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuruyordu.

Güvenlik güçlerinin yanı sıra, sivil halktan vatandaşlar da IŞİD’çi olduğu iddiasıyla PKK sempatizanları tarafından saldırılara maruz kalıyor, bazıları yaşamını yitiriyordu. Yaşanan çatışmalar ve PKK’ya destek olmayan vatandaşların sürekli tehdit altında olmaları dolayısıyla bölge halkı büyük sıkıntılar yaşıyordu. Çok sayıda vatandaş çareyi göç etmekte buldu. Geçmişte devletin baskısı sebebiyle göç edenler, çözüm süreci sonrası PKK şiddeti sebebiyle göç ediyordu.

goc

Son birkaç yılda elde edilen; Kürt meselesiyle ilgili birçok alanda demokratikleşme adımlarının atılması, PKK yöneticileri ile görüşmeler ve toplantılar gerçekleştirilmesi, sorunları doğru tespit edebilmek için Akil İnsanlar Heyeti’nin kurulması, HDP’nin siyasi varlığının desteklenmesi gibi kazanımların tamamen kaybedilmesi söz konusuydu. PKK ve siyasi uzantısı olmaktan kurtulamayan HDP’nin çözüm süreci sonrası attığı adımlar, sürecin tekrardan başlamasının önündeki en büyük engel oldu. Türkiye’nin bir numaralı gündemi terör sorunundan kurtulmak olurken, HDP bölgedeki desteğini de yitirmeye başladı.

Kronoloji

  1. 2015
    7 Ağustos 2015
    Cizre Belediye Başkanı Leyla İmret “Cizre’de Türkiye’ye karşı iç savaş yürütüyoruz” açıklamasında bulundu.
  2. 9 Ağustos 2015
    Figen Yüksekdağ “PKK bir halk özgürlük hareketidir” diyerek terör örgütünü meşrulaştırmaya çalıştı.
  3. 10 Ağustos 2015
    Silopi’de zırhlı araca yapılan mayınlı saldırıda 4 özel harekat polisi şehit oldu.
  4. 15 Ağustos 2015
    PKK’ya bağlı DBP, Hakkari Merkez İlçe’de sözde ‘özerklik’ ilan etti.
  5. 19 Ağustos 2015
    Gülten Kışanak “Ben de Diyarbakır’da özerklik ilan ederim” açıklamasını yaptı.
  6. 23 Ağustos 2015
    Suruç’ta HDP’li belediyeye ait bomba yüklü araç ele geçirildi.
  7. 29 Ağustos 2015
    Demirtaş “Kürtler özerklik istemesin de, ne yapsın” diyerek halkı ayaklanmaya çağırdı.
  8. 1 Eylül 2015
    Van Belediyesi’nin aracında 3 adet kalaşnikof ele geçirildi.
  9. 6 Eylül 2015
    PKK’nın Dağlıca’da düzenlediği saldırıda 16 asker şehit oldu.
  10. 7 Eylül 2015
    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde YDG-H’liler polise roketli saldırı yaptı. 2 özel harekat polisi şehit oldu.
  11. 8 Eylül 2015
    PKK’nın Iğdır’da polisleri taşıyan servis aracına yaptığı saldırıda 13 polis hayatını kaybetti.
  12. 11 Eylül 2015
    Selahattin Demirtaş “Cizre yanarsa Bodrum da yanar” diyerek, terörü Türkiye’nin Batı bölgelerine taşıma tehdidinde bulundu.
  13. 15 Eylül 2015
    Hakkari – Van karayolunda PKK’lı teröristler polis aracının geçişi sırasında patlayıcı infilak ettirdi, 2 polis hayatını kaybetti.
  14. 16 Eylül 2015
    Türk bayrağından rahatsız olan Figen Yüksekdağ, “Kimse bayrağın gölgesi altında faşizm yapmasın” dedi.
  15. 16 Eylül 2015
    Mardin’in Nusaybin ilçesinde zırhlı polis aracına PKK tarafından bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda biri komiser olmak üzere 3 polis yaşamını yitirdi.
  16. 20 Eylül 2015
    HDP’li vekiller Suriye’de düzenlenen PYD kongresine katıldı.
  17. 21 Eylül 2015
    HDP’li vekiller Şırnak’ın Cudi Dağı’nda PKK’lı teröristlere yönelik yapılmak istenen operasyonu engellemeye çalıştı.
  18. 21 Eylül 2015
    HDP’li Ali Haydar Konca, HDP’nin baraj altında kalması durumunda Türkiye’nin bölüneceğini iddia etti.
  19. 22 Eylül 2015
    Öldürülen PKK’lı teröristlerin ardından HDP Milletvekili İbrahim Ayhan, sosyal medyada ölen teröristlerin fotoğraflarını paylaşarak “Önünüzde saygıyla eğiliyoruz” notunu ekledi.
  20. 24 Eylül 2015
    HDP’li Nihat Akdoğan Keklikpınar Mahallesi’ndeki PKK mezarlığını ziyaret etti.
  21. 27 Eylül 2015
    HDP’li Pervin Buldan hava operasyonlarında öldürülen Harun Çekdar isimli teröristin taziyesine gitti.
  22. 28 Eylül 2015
    Selahattin Demirtaş, güvenlik güçlerine yönelik art arda saldırılar yapan PKK’nın barış çağrısında bulunduğunu iddia etti.
  23. 29 Eylül 2015
    HDP’li Burcu Çelik Özkan, ölü ele geçirilen PKK’lı Özgür Akınel’in cenazesine katıldı, mezarına çiçek koydu.
  24. 1 Ekim 2015
    Mardin’in Dargeçit ilçesinde belediyeye ait araçlarla teröristler hendek kazdı.
  25. 7 Ekim 2015
    Demirtaş, Diyarbakır’da öldürülen YDG-H’li teröristler Rezan Kaya ile Ömer Koç’un taziyesine katıldı.
  26. 8 Ekim 2015
    Demirtaş, terörist cenazesine katılmayan milletvekilleri hakkında soruşturma açılacağını söyledi.
  27. 13 Ekim 2015
    Selahattin Demirtaş “Devlet katil değil, seri katil” açıklamasında bulundu.
  28. 17 Ekim 2015
    Dağlıca’daki çatışmada 3 özel kuvvetler askeri şehit oldu.
  29. 21 Ekim 2015
    Figen Yüksekdağ “Öz yönetim mücadelesini hep birlikte göstereceğiz” dedi.
  30. 25 Ekim 2015
    HDP’nin Muş Varto İlçe Eş Başkanı Halide Aktay’ın evinin bahçesinde 14 el yapımı patlayıcı ele geçirildi.
  31. 27 Ekim 2015
    Osman Baydemir PKK tarafından bölgeye vurulan ekonomik darbenin HDP’ye yaradığını itiraf etti.